Ağustos Beklentisi
Ankara'ya hosgeldim. Biraz boşluğum var, neden bir şeyler yazmayayım ki diye düşündüm. Eskisi kadar derinlikli bir insan değilim. Cümlelerim de basitlesti. Yaşadığım hayat da cümlelerim kadar tekdüze. Bu şekilde yaşamak daha kolay.
Gelgelelim hayat nasıl gidiyor? Haziran çok iyi geçmedi. Haziran çok iyi geçti. Haziran değişik bir ay gerçekten. Çok hareketli bir aydı. Kendimi kendime kanıtlama hirsimdan yapmayacağım şeyler yaptım. Tek sebep bu değildi elbette. Yapmayacağınız seyleri ara sıra yapıp kendi doğrularınızdan uzaklaşmak gerekiyor. Bu benim en korktuğum şeylerden biriydi. Her şeyim saat gibi işlemesi gerekti. Bunun aksini yaşayan bir insanla onun gibi yaşamaya çalıştım. Becerebildim mi evet. Becerebildim mi kesinlikle hayır. Bazı soruların kesinlikle bir cevabi yoktur. Bir yerlere ulaşmanın tek bir yolu olmadığı gibi. Her neyse öyle ya da böyle bu durumu arkamızda bırakıp yolumuza devam ettik.
Hayat duruşuyla, azmi ve nesesiyle hayran olduğum bir kadın var. Önceki yazılarımın gizli başrolü olduğunu da fark etmişsinizdir. Beraber geçirdiğimiz her saniyeden ayrı keyif alıyorum. Kendisinin de aynı noktada olduğunun farkındayım. Bir bağımlınin bağlandığı şey kadar güzel. Zihnimde ve kalbimde nerede olduğunun farkında mıdır bilmiyorum. Hayatta pervasızca yaptığım onca şey varken, karsisina geçip seni seviyorum, hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum diyebilir miyim bilmiyorum. Hayat beklentileri, kafasında dönenler hakkında pek bir tahminim yok. Alacağım cevap beni tedirgin ediyor. Korkunun ecele faydası yok. Ağustos'ta ne söylemek istersem söyleyeceğim. Tahmin ettiğim cevapları almak pahasına bunu yapacağım. Çünkü neden olmasın.
Yorumlar
Yorum Gönder